ELAZIĞ TSO MECLİS BAŞKANI SEDAT KARATAŞ, SEÇİM SÜRECİYLE İLGİLİ İDDİALARA CEVAP VERDİ...
Detaylarelazigtso@elazigtso.org.tr
elazigtso@elazigtso.org.tr
ELAZIĞ TSO MECLİS BAŞKANI SEDAT KARATAŞ, SEÇİM SÜRECİYLE İLGİLİ İDDİALARA CEVAP VERDİ...
DetaylarE-Ticarette Uzmanlık Eğitimi...
Sayın Üyemiz,
TOBB tarafından Odamıza gönderilen yazıya atfen, Ticaret Bakanlığından Birliğimize iletilen aşağıdaki yazıda; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Mesafeli sözleşmeler” başlıklı 48 inci maddesinin (3) ve (7) numaralı fıkralarında ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin “Sözleşmenin ifası ve teslimat” başlıklı 16 ncı maddesinin (1) ve (4) numaralı fıkralarında yer alan hükümler gereğince satıcının basiretli bir tacir gibi davranarak mesafeli sözleşme yöntemiyle tüketiciden sipariş aldığı malı süresi içerisinde teslim etmesi zorunlu kılınmış, malın stokta kalmadığı/temin edilemediği gerekçe gösterilerek mesafeli sözleşmenin iptal edilmesi ise mevzuata aykırı bir işlem ve uygulama olarak belirlenmiştir.
Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek inceleme ve denetimler neticesinde söz konusu mevzuat hükümlerine aykırı işlem tesis edildiğinin tespiti durumunda 6502 sayılı Kanun uyarınca öngörülen idari yaptırımların uygulanmakta olduğu bildirilmiştir.
“Ülkemizde son dönemlerde yaşanmakta olan kur hareketleri nedeniyle piyasaya arz edilen mal ve hizmetlerin fiyatlarında gözlemlenen dalgalanmalarla birlikte; elektronik ticaret ortamında tüketicilere mesafeli sözleşme yöntemiyle satışı gerçekleştirilen malların ilerleyen dönemde daha yüksek bir fiyattan satışa sunma amacıyla herhangi bir açıklama yapılmaksızın veya sipariş edilen malın stokta bulunmadığı gerekçesiyle satıcılar tarafından iptal edildiğine ilişkin gerek Bakanlığımıza ulaşan tüketici başvuruları gerekse de geleneksel ve sosyal medya üzerinde yer alan yorum ve haberler Genel Müdürlüğümüz tarafından titizlikle incelenmekte ve takip edilmektedir.
Malumları olduğu üzere, tüketicilerin taraf oldukları işlem ve sözleşmelerde ekonomik çıkarlarının korunması ve zararlarının tazmin edilmesine ilişkin düzenlemeleri içeren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Mesafeli sözleşmeler” başlıklı 48 inci maddesinin (3) ve (7) numaralı fıkralarında yer alan
“(3) Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirir. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler haricinde mal satışlarında bu süre her hâlükârda otuz günü geçemez. Satıcı veya sağlayıcının bu süre içinde edimini yerine getirmemesi durumunda tüketici sözleşmeyi feshedebilir.”
“(7) Mesafeli sözleşmelerde, kapsam dışı sözleşmeler, tüketici, satıcı ve sağlayıcı ile mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.” hükümleri ile Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinin “Sözleşmenin ifası ve teslimat” başlıklı 16 ncı maddesinin (1) ve (4) numaralı fıkralarında yer alan
“(1) Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren taahhüt ettiği süre içinde edimini yerine getirmek zorundadır. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler haricinde mal satışlarında bu süre her halükarda otuz günü geçemez.”
“(4) Sipariş konusu mal ya da hizmet ediminin yerine getirilmesinin imkansızlaştığı hallerde satıcı veya sağlayıcının ve satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil etmesi halinde aracı hizmet sağlayıcının bu durumu öğrendiği tarihten itibaren üç gün içinde tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirmesi ve varsa teslimat masrafları da dâhil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri bildirim tarihinden itibaren en geç on dört gün içinde iade etmesi zorunludur. Malın stokta bulunmaması durumu, mal ediminin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması olarak kabul edilmez.”
hükümleri uyarınca, satıcının basiretli bir tacir gibi davranarak mesafeli sözleşme yöntemiyle tüketiciden sipariş aldığı malı süresi içerisinde teslim etmesi zorunlu kılınmış, malın stokta kalmadığı/temin edilemediği gerekçe gösterilerek mesafeli sözleşmenin iptal edilmesi ise mevzuata aykırı bir işlem ve uygulama olarak belirlenmiştir.
Bu itibarla, Bakanlığımız teşkilatı tarafından gerçekleştirilecek inceleme ve denetimler neticesinde söz konusu mevzuat hükümlerine aykırı işlem tesis edildiğinin tespiti durumunda 6502 sayılı Kanun uyarınca öngörülen idari yaptırımların uygulanmakta olduğuna ilişkin elektronik ticaret alanında faaliyet göstermekte olan Kuruluşunuz üyelerinin bilgilendirilmesi hususlarında bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.
Saygılarımızla,
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Sedat Karataş, son günlerde bazı adayların, kesin tarihi ve takvimi TOBB tarafından henüz açıklanmamış seçim süreci ile ilgili kamuoyunu yanıltmaya yönelik, seçim süreç ve mevzuatının bütününden uzak, eksik ve bilgi kirliliği üzerinden oluşturulan asılsız iddialar ve değerlendirmeler üzerine bir açıklama yaptı.
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda yürütülen meslek grupları ve seçim hazırlık sürecinin kişisel inisiyatif ve kanaatlerle yapılmadığını dile getiren Meclis Başkanı Karataş, yapılan uygulamanın 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu, ilgili yönetmelikler ile TOBB tarafından yürütülen seçim takvimi ve uygulama yönetmeliği esasları çerçevesinde yürütüldüğüne dikkat çekti.
TEMSİL GÜCÜNÜN ARTIRILMASI AMACIYLA, MESLEK GRUBU SAYISI 19’A YÜKSELTİLMİŞTİR
Meslek gruplarına ilişkin çalışmaların, Elazığ TSO tarafından yeni NACE Rev.2.1 uyum süreciyle başlatıldığını ve altı ay boyunca üyelerin faaliyet kodları ve sektör dağılımları büyük bir titizlikle Meslek Komitelerimiz tarafından değerlendirildiğini ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Bu çalışmalar sonucunda Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Meclis’inin 30 Mart 2026 tarihli kararı ile ilimizin ekonomik yapısını daha doğru temsil edebilmek amacıyla meslek grubu sayısı 14’ten 19’a çıkarılmıştır.
Ardından tüm üyelerimize PTT aracılığıyla resmi tebligatlar gönderilmiş; bağlı bulundukları meslek grubu, NACE faaliyet kodu ve bu kayıtlara ilişkin yasal itiraz hakları açık ve anlaşılır şekilde bildirilmiştir.
Ayrıca TOBB’un elektronik altyapısında üyelerimizin erişimine 2012 yılından itibaren üyelerimiz, kendi kayıtlarını sistem üzerinden görüntüleyebilmektedir.
Bu gerçeklere ve tüm üyelerimizin bu süreçleri takip etmelerine rağmen kamuoyunda dile getirilen “gruplar gizleniyor, üyeler bilgilendirilmiyor ya da şeffaf davranılmıyor” yönündeki iddiaların hiçbir gerçekliği bulunmadığı gibi bu tür açıklamalar üyelerimiz tarafından da anlamsız ve gereksiz bulunmaktadır. “
“SEÇİM SÜRECİ, TÜM ODA VE BORSALARDA UYGULANAN USUL VE ESASLARA GÖRE YÜRÜTÜLMEKTEDİR”
Seçim listelerinin hazırlanması, askıya çıkarılması ve ilan edilmesinin ilgili kanun ve yönetmeliklerle ayrıntılı şekilde düzenlendiği ifade eden Başkan Karataş, “Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası da bu süreci Türkiye’deki tüm oda ve borsalarda uygulanan ortak usuller çerçevesinde yürütmektedir.
Henüz takvimi açıklanmamış bir seçim sürecinde, TOBB tarafından yapılacak açıklamaları bekleme sabrı gösterilmesi halinde, süreç kendi doğal takvimi içerisinde yürütülecektir.
Ayrıca Meslek Gruplarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar ile TOBB güncelleme çalışmalarının devam ettiği dönemde veri tabanının erişime kapalı tutulması; henüz tamamlanmamış ve güncelleme çalışmaları devam eden kayıtlarla üyelerimizin karşılaşmasını önlemek, eksik veya geçici bilgilerin yanlış değerlendirilmesine mahal vermemek ve tüm üyelerimizin nihai, doğrulanmış veriye eş zamanlı olarak ulaşmasını sağlamak amacıyla uygulanmıştır.
PTT tarafından gerçekleştirilen tebligat sürecinin tamamlanmasının ardından ilgili mevzuat çerçevesinde oluşturulan TOBB-Ticaret Bakanlığı ortak üye listeleri veri tabanı Odamız resmî internet sitesi üzerinden 24.07.2026 Cuma günü kullanıma açılacaktır.
Sözde, süreci hızlandırmaya ve Odamızı zan altında bırakmaya yönelik gereksiz açıklamalar veya kamuoyu oluşturma çabaları, mevzuatın öngördüğü takvimi değiştirmeyeceği gibi bu iddiaları sıklıkla dile getiren çevrelerin mevzuatı bilmedikleri ve öğrenme gibi bir gayretlerinin olmadığını da ortaya koymaktadır.
Kaldı ki meslek gruplarına ilişkin üyelerimizin itiraz yolu da kanunen açıktır. Bu husus Odamız tarafından üyelerimize gönderilen tebligatlarda açıkça belirtilmiş olup, tüm üyelerimizin yasal haklarını kullanabilmeleri için gerekli bilgilendirme eksiksiz yapılmıştır.
Bu yasal süreç ve gerçeğe rağmen seçim mevzuatının açık hükümlerini görmezden gelerek kamuoyunda bilgi kirliliği oluşturulması, üyelerimizi yanlış yönlendirmekten başka bir sonuç doğurmadığı gibi iddia sahiplerini de talip oldukları kurumun mevzuat ve yönetmeliklerinden uzak hareket ettiklerini de ortaya koymaktadır.
Bu tür söylemler, seçim sürecinin sağlıklı işlemesine katkı sunmak yerine polemik üretmekten öteye geçmeyen ne Odamıza ne de Elazığ iş dünyasına fayda sağlayan nafile girişimlerdir.” Dedi.
ODANIN KURUMSAL KİMLİĞİ VE İTİBARI SEÇİM HEYECANINA KURBAN EDİLEMEZ
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın, şehrimizin en köklü ve en itibarlı kurumlarından biri olduğu, seçim heyecanı ve hırsı uğruna kurumumuzun tüzel kişiliğini hedef alan, kamuoyunda güven zedelemeye yönelik açıklamaların yalnızca Elazığ TSO değil, Elazığ'ın yatırım ortamına, ticari itibarına ve ortak geleceğine de zarar verdiğini ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Seçim heyecanı ve hırsı uğruna kurumumuzun tarafsızlığına ve itibarına gölge düşürmeye yönelik açıklamalar yalnızca Odamıza değil, Elazığ’ın yatırım iklimine, iş dünyasına ve kurumsal itibarına da zarar vermektedir.
Odamızın mevcut yönetimi bir önceki seçimde Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası tarihinin en yüksek oy farklarından biriyle üyelerimizin güçlü desteğini alarak göreve gelmiştir. Geçmişte yapılan seçimde de süreç aynı mevzuat çerçevesinde yürütülmüş, hiçbir adayın ayrıcalıklı bilgiye sahip olduğu ya da bilgi verilmediği şeklinde iddialar vaki olmamıştır. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İdris Alan da mevcut seçim mevzuatı ve yönetmeliklerde açıkça belirtilen hukuki şartlarda seçime katılmış üyelerimizin iradesi ve açık ara farkla Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilmiştir.
Bu nedenle bugün ortaya atılan “bilgi saklanıyor” veya “şeffaf davranılmıyor” yönündeki iddialar, gerçekle bağdaşmayan sırf seçim sürecine gölge düşürmeye ve gündeme gelme adına polemik oluştura gayretidir.” Dedi.
“SÜRECİ TARTIŞMAK YERİNE PROJE VE SAHA ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİLMELİ”
Seçim sürecinin; çerçevesi belirlenmiş ve yönetmeliklerle teamül haline gelmiş hukuki prosedürlerin gereksiz ve temelsiz tartışılması üzerinden yürüyen konularla değil, üyelere sunulacak yeni ve özgün projeler, sahadaki çalışmalar, çözüm önerileri ve Elazığ’ın geleceğine ilişkin vizyonun konuşulmasıyla anlam ve değer kazanacağını ifade eden Başkan Karataş;
“Geçmiş seçim dönemlerinde çok sayıda iddialı vaat açıklanmasına rağmen bunların önemli bölümünün hayata geçirilemediğine de hep birlikte şahit olduk. Elazığ TSO olarak, tüm birim ve organlarımızla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kanunun çizdiği yasal çerçevede hareket etmeye, seçim sürecinin şeffaf, adil ve hukuka uygun şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Süreçle ilgili tüm yasal çerçeve ve uygulanan usul ve esaslar çok açık olmasına ve bu konuda Odamız tarafından müteaddit açıklamalar yapılmasına rağmen bugünden sonra benzer açıklama ve beyanlara asla cevap verilme gereği duyulmayacaktır.
Amacımız asılsız ve temelsiz iddialara cevaplar vererek zaman kaybetmekten öte seçimlerin yasal zemin, reel söylemler üzerinde ve projeler bazında seviyeli bir şekilde yapılıp sonuçlandırılması ve ilimiz ekonomisine katkı sunulmasıdır.” Dedi.
Bu kapanacak 200 saniye